Türkiye 3G’ye hazır mı?
Bakanlar Kurulu üçüncü nesil (UMTS) cep telefonu yönetmeliğini tamamladı. Yönetmelik, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Üçüncü nesil lisans ihalesinin bugünden itibaren altı ay içinde yapılması öngörülürken, lisansı alacak işletmeler, ihale bedeli üstünden yüzde 18 katma değer vergisi de ödeyecek. İşletmeler, mevcut GSM operatörlerinin sahip olduğu düzeyde bir altyapı da kurmak zorunda.
Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile A lisansı için 252 milyon Avro, B lisansı için 224 milyon Avro, C lisansı için 196 milyon Avro, D lisansı için 140 milyon Avro bedelle 6 ay içinde ihaleye çıkılacak. Bu kapsamda, 4 işletmecinin yetkilendirilmesine karar verilirken, gelecek taleplere göre işletmeci sayısı artırılabilecek. Yetkilendirme süresi de 20 yıl olarak belirlendi. İhalenin kapalı teklif ya da pazarlık usulü yapılması öngörüldü.

Ancak Türkiye 3G’ye hazır mı?
Bunu çözmek için ilk önce 3G’nin ne olduğunu ve ne olmadığını bilmemiz lazım. Üçüncü nesil iletişim teknolojisi olarak tanımlanan 3G’nin esas adı UMTS (Universal Mobile Telecommunications System - Evrensel Mobil Telekomünikasyon Sistemi). Ülkemizde UMTS uluslararası IMT-2000 standardında uygulanacak.
3G olarak tanımlanan teknoloji GSM gibi bir şebeke teknolojisi. GSM ikinci nesil şebeke teknolojisi, ama hiç kimse buna 2G demiyor, tam tersine sadece GSM olarak tanımlanıyor. O zaman neden UMTS’e 3G diyoruz? Dünyada Türkiye ve İngilizce konuşan ülkeler dışında hiç bir ülkede UMTS’e 3G denilmiyor. Teknolojide tanımlamalar çok önemlidir. Bunların yanında GPRS ve EDGE teknolojileri de 2,5G teknolojileri olarak tanımlanıyorlar.
Şimdi gelelim Türkiye gerçeğine
Hatırlarsanız, 6-7 yıl önce büyük bir GSM operatörü “İnternet cebinizde” diye sürekli reklam yapıyordu. Bu şirketin diğer reklamların da olduğu gibi uzun süre kimse reklamda söz konusu olan hizmetin veya ürünün ne olduğunu anlamadı. O zaman lanse edilmeye çalışan hizmet WAP teknolojisiydi. Ancak bugün tahminen 50 milyonun üstünde GSM abonesine sahip olan Türkiye’de WAP’ı kullananların sayısı 200 bin civarında. Üstelik bu teknolojiden para kazananların sayısı anımsanmayacak kadar düşük.
Sorun neydi? Sorun şirketlerin yeni teknolojileri kullanıcıya tanıtma şeklinde yatıyor. Her yeni teknoloji abartılı bir şekilde oyun, eğlence gibi tanıtılmaya çalışılıyor. Esas faydaları ve dezavantajları kullanıcılara yansımıyor. WAP’la ilgili benim başımdan geçen çok ilginç bir olay var. Daha Nokia’nın 7110 WAP telefonu yeni piyasaya çıkmıştı. KVK bayisi olan bir arkadaşımın dükkanında oturuyorduk. Kapıdan bir gün önce Nokia 7110′u satın alan bir müşteri girdi. Müşteri “Ya bunun neresi internet. Tüm resimler siyah beyaz ve çok yavaş” diyerek, telefonu iade etti.
Bu tür olaylar neden oldu? Çünkü hiç kimse ona WAP’ın bilgisayardan tanıdığımız internet olmadığını, daha doğrusu internetin cep telefonlarının küçük ekranlarına uyarlanmış “hafif” versiyonu olduğunu söylememişti.
Türk iletişim sektörü bu tür hüsranlarla dolu. Hanginiz Bas-Konuş’u veya MMS’i kullanıyorsunuz? Bu teknolojilerin aboneler tarafından kullanılmamasının en büyük nedeni, teknolojilerin insanlara yeterince tanıtılmamasıdır. Tabii hizmetlerin fiyatı da önemlidir. Ancak bir teknolojinin faydasını gören insan, çok abartılmadığı sürece ücretine önem vermez!
GSM operatörlerinin dışında telefon üreticileri de bundan zararlı çıkıyorlar. Ne işe yaradığını bilmediğim bir teknolojiye sahip olan pahalı cep telefonunu neden alayım?
Şimdi bakıyorum aynı hatalar UMTS (3G) teknolojisinde de yapılıyor. Bugün internette yayımlanan (16 Şubat 2007) gazete haberlerine bir bakalım:
- Hürriyet: “Görüntülü telefon devri başlıyor”
- NTV-MSNBC: “Bakanlar Kurulu üçüncü nesil görüntülü cep telefonu yönetmeliğini tamamladı”
- Milliyet: “…3′üncü nesil (görüntülü telefon, internette bant genişliği gibi) lisanslarının…”
- Sabah: “Görüntülü telefon devri”
Gördüğümüz gibi şimdide UMTS teknolojisi “görüntülü telefon” olarak tanımlanıyor. Ancak yurtdışındaki deneyler UMTS’in bu konuda yetersiz olduğunu gösterdiler. Bu nedenle şimdiden 3,5G olarak tanımlanan ve GPRS’in GSM şebekelerinde sağladığı, paketleme yöntemini kullanan ve 3,6MB/s hıza ulaşabilen HSDPA ile 5,8MB/s hıza ulaşabilen HSUPA teknolojilerini geliştiriyorlar.
UMTS teorik olarak 2MB/s hıza ulaşabiliyor. Ancak bu hıza ulaşmak için baz istasyonunun neredeyse yanında duracaksınız. Uzaklaştığınız an hız düşüyor. Hareket ederseniz de hız düşüyor. Pratik uygulamada örneğin arabayla Saat’te 120 kilometreye kadar hızla giderken ulaşılan en yüksek hız 384 kB/s, sizin hareket hızınız yükselirse, şebeke yavaşlıyor. Üstelik sizin görüşme yaptığınız bölgedeki baz istasyonunun kapsadığı alanın içinde ne kadar çok insan görüşme yaparsa, hız o kadar düşüyor, çünkü kullanıcılar bulundukları hücrenin hızını paylaşıyorlar.
UMTS’in azami hızına ulaşmak için her 75 metrede bir baz istasyonu kurmak gerekiyor. Bunu İstanbul’a uygularsak, her operatör 2MB/s hıza ulaşmak için 22.500 baz istasyonu kurmalı! Yinede kapsama alanının uç noktalarında azami hıza ulaşılamayacaktır.
Yurtdışında da aynı sorunlar yaşanıyor. Birçok şebekede UMTS’in hızı saniyede 50kB’ı geçmiyor, en iyilerinin hızı 128 kB/s. Görüntülü görüşmede görüntü kare kare, gecikmeli ve kesik geliyor. Aynı sorunlar şebeke üzerinden yayın yapan dijital televizyon içinde geçerli. UMTS’in şu an tek işe yaradığı uygulama internet. Ancak burada ulaşılan hıza (en fazla 384 kB/s) EDGE destekli telefonlarla neredeyse şimdiden ulaşabiliyoruz. EDGE telefonlarının şu an ulaşabildiği hız 234kB/s. Almanya’da Vodafone şirketi bugün EDGE şebekesini tüm ülkede geliştireceğini açıkladı. Mevcut UMTS şebekesine sahip olan Vodafone bunu neden yapıyor? Çünkü UMTS beklenen ilgiyi görmedi.
Diğer bir sorunda herkesin bu teknolojiyi kullanmak için pahalı yeni telefonlar almaya mecbur olması. Tabii üreticilerin amacı da zaten budur. Ancak pahalı telefon alıp yeterince verim alamayan kullanıcılar bunu affetmeyecektir.
UMTS’in diğer bir dezavantajı da yüksek enerji tüketimi. Bunun faturasını da yine kullanıcılar ödeyecektir.
UMTS şimdiye kadar Türkiye’de verimli katma değer hizmeti oluşturamayan GSM operatörleri için son şans olabilir.
